Talha Dalkıran, Balıkesir’in Edremit ilçesinde yaşayan bir öğretmendi. Mesleğini sürdürürken, 15 Temmuz sonrası çıkarılan KHK’larla görevinden ihraç edildi.
İhraç edilmesiyle birlikte yalnızca işini değil, aynı zamanda düzenli gelirini ve sosyal güvencesini de kaybetti. Bu süreç, onun ve ailesinin yaşam şartlarını ciddi şekilde zorlaştırdı.
Türkiye’de 15 Temmuz sonrası çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK), binlerce insanın hayatını geri dönülmez şekilde değiştirdi. Bu süreçte mesleklerinden edilen, sosyal ve ekonomik güvencelerini kaybeden pek çok insan gibi Talha Dalkıran da ağır bir hayat mücadelesi verdi. Onun hikâyesi, sessizce tükenen hayatların bir yenisi olarak kayıtlara geçti.
KHK süreci ve yaşanan mağduriyet
KHK ile ihraç edilen binlerce eğitimci gibi Talha Dalkıran da herhangi bir kesinleşmiş yargı kararı olmadan mesleğinden uzaklaştırıldı. Bu durum, onun ekonomik ve psikolojik olarak yıpranmasına neden oldu.
Toplumdan dışlanma, iş bulamama ve geçim sıkıntısı gibi sorunlar, KHK’lı birçok kişinin yaşadığı ortak kader haline gelirken, Dalkıran da bu zorlu sürecin içinde yaşam mücadelesi verdi.
ZEYTİN BUDAMA, SİLKME, BAKIM, PARKE TAŞI DÖŞEME, PERDE YIKAMA, BAKLAVA İMALATI… HER TÜRLÜ İŞTE ÇALIŞTI
İhraç edildikten sonra Edremit’e taşınan Dalkıran, öğretmenliğe dönme umudunu hiç kaybetmeden geçimini sağlamak için farklı işlerde çalıştı. İlk olarak stor perde yıkama işinde çalışan Dalkıran, iş yerinin kapanmasının ardından inşaatlarda çalıştı. Zeytin sezonlarında zeytin topladı, budama ve bakım işlerinde bulundu. Bir süre önce de bir baklava imalathanesinde işe başlamış ve bu işinden memnun olduğu ifade edildi. Zeytin işleri, parke taşı döşeme, perde yıkama ve baklava imalatı gibi ağır işlerde çalışan Dalkıran, aynı zamanda yaşlı babasına ve kayınpederine de destek olmaya çalıştı. Yaklaşık bir yıl önce babasını da kaybetmişti.
Sağlık durumu ve son günleri
Bir aile yakınının aktardığına göre Dalkıran, gece sahura kalktığı sırada başı dönerek düştü ve çenesini vurdu. Ardından ağzından ve kulağından kan geldi. Ambulans çağırmak yerine kendi imkânlarıyla hastaneye giden Dalkıran için ilk etapta beyin kanaması şüphesi üzerinde duruldu. Ancak yapılan kontrollerde beyin kanaması olmadığı anlaşıldı. Hastanede müşahede altındayken dalak yırtılması ve iç kanama tespit edildi. Saat 04.00-05.00 sıralarında acil ameliyata alınan Dalkıran, operasyonun ardından yoğun bakıma alındı ancak gece saatlerinde yaşamını yitirdi.
DOĞUŞTAN ZİHİNSEL ENGELLİ OLAN OĞLU BABASIZ KALDI
Dalkıran’ın biri doğuştan engelli olmak üzere iki oğlu bulunuyor. 24 yaşındaki engelli oğlu tekerlekli sandalye kullanıyor ve tüm ihtiyaçları için yardıma ihtiyaç duyuyordu. Ailenin aktardığına göre, oğlunun “Babam ölürse bana kim bakar?” endişesini sık sık dile getirdiği öğrenildi. Vefat haberinin ardından oğlunun, “Hem annemi hem en yakın arkadaşımı kaybettim” dediği belirtildi.
Vefatı
Talha Dalkıran, geçirdiği rahatsızlık sonrası kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi. Geride, KHK sürecinin ağır yükünü birlikte taşıyan bir aile ve yarım kalmış bir hayat bıraktı.
Bir hesap daha ahirete kaldı. 🥲Çatalca’da din kültürü öğretmeni iken KHK ile işinden edildi. Edremit’te zeytin ve inşaatda işçilik yaparak yaşamaya çalışan Talha DALKIRAN hocamız , bu gece kaldırıldığı hstnde sabaha karşı vefat etti. Allah Rahmet Eylesin pic.twitter.com/4fgYbA3imQ
— Çetin (@AkbayR32247) March 17, 2026
Bir hayatın ardından
Talha Dalkıran’ın hikâyesi, yalnızca bir öğretmenin ölümü değil; aynı zamanda bir dönemin insan hayatları üzerinde bıraktığı derin izlerin bir yansımasıdır.
Mesleğini kaybeden, sosyal güvenceden mahrum kalan ve yaşam mücadelesi giderek zorlaşan bir insanın sessiz vedası…
Onun adı, artık yalnızca bir birey olarak değil; “biten hayatlar” arasında yer alan yüzlerce hikâyeden biri olarak anılacak.














post hakkında tartışma