Ramazan Çınkır, 15 Temmuz sonrası yayımlanan Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK) ile Milli Eğitim Bakanlığı’nda öğretmen olarak görevden ihraç edilen bir eğitim emekçisiydi. İhraç kararının ardından hakkındaki “örgüt üyeliği” iddiaları sürerken hukuki süreçlerde mağduriyet yaşadı ve yıllar boyunca temel haklardan mahrum bırakıldı.
İhraç sonrası SGK ve sağlık sisteminden yararlanma hakları engellendi; özellikle kemoterapi ilaçları 180 gün boyunca kendisine verilmedi, bu süreçte “Ölmek değil yaşamak istiyorum” diye sesini duyurmaya çalıştı. Adana’daki İsmet İnönü Parkı’nda yaptığı eylemde, yaşam hakkının elinden alındığını, hak ettiği sağlık hizmetlerine ulaşamadığını kamuoyuna haykırdı.
Çınkır, sağlık hakkı ve adalet için verdiği mücadelede yalnız kalmadı; Adana KHK Mağdurları Platformu üyesi olarak sesini yükseltti, insan hakları mücadelesine destek verdi. Ancak kanser hastalığı ilerledi ve yaşam mücadelesini kaybetti. Onun vefatı, hukuksuz ihraçların ve temel haklardan mahrum bırakılmanın insan hayatında ne kadar ağır sonuçlar doğurduğunu bir kez daha ortaya koydu.
Ramazan Çınkır’ın hikâyesi, bir öğretmen ve insan hakları savunucusunun yaşam hakkı için verdiği amansız mücadeleyi temsil eder. Onun adı, adalet, sağlık hakkı ve yaşam hakkı mücadelesi ile anılmalıdır.
Ramazan Çankır’ı kaybettik.
Yasal ve insani haklarından mahrumbırakıldı.
Son yıllarını haftada iki kez beyaz kan nakli yapılarak geçirdi.
Akıl sağlığı bozulacak kadar süreç ağır gelmişti.
Bir umutla son nefesine kadar yaşadı.
Olmadı. pic.twitter.com/TInnCaCeLD— ahmet erkan (yeni) (@aerkan080) January 1, 2026
Allah rahmet eylesin. Mekânı cennet olsun.
Geride kalan ailesine, dostlarına sabrın en güzeli nasip olsun.
Bir hesap daha ahirete kaldı.














post hakkında tartışma