Şükrü Tuğrul Özşengül, uzun yıllar Polis Akademisi’nde öğretim görevlisi olarak görev yaptı. Akademik çalışmaları ve yetiştirdiği öğrencilerle tanınan Özşengül, meslek hayatını güvenlik alanında eğitim vermeye adadı. Evli ve çocuk sahibi olan Özşengül, ailesiyle birlikte sakin bir yaşam sürerken, 15 Temmuz 2016 sonrasında yaşanan süreç hayatını tamamen değiştirdi.
15 Temmuz Sonrası Yaşadığı Süreç
15 Temmuz sonrasında yürütülen soruşturmalar kapsamında gözaltına alınan Şükrü Tuğrul Özşengül tutuklandı ve uzun yıllar Silivri Cezaevi’nde kaldı. Yargılama sonunda ağır hapis cezasına çarptırıldı. Yakınları ve avukatları, hakkındaki suçlamaları kabul etmediğini ve yargılama boyunca masum olduğunu savunduğunu ifade etti.
Cezaevinde bulunduğu yıllar boyunca ciddi sağlık sorunları yaşamaya başladı. Kalp krizi geçirdi, açık kalp ameliyatı oldu ve kalbine stent takıldı. Bunun yanında yüksek tansiyon hastalığıyla da mücadele etti. Sağlık durumunun ağırlaşmasına rağmen tahliye talepleri kabul edilmedi.
Cezaevinde Yaşadığı Mağduriyetler
Mahkemede yaptığı savunmalarda, kalp krizi geçirdiğini, hastaneye sevkinin saatler sürdüğünü, yoğun bakımda kelepçeli tutulduğunu ve cezaevine döndükten sonra ilaçlarına zamanında ulaşamadığını anlattı. Bir duruşmada, “İkinci kez kalp krizi geçirirsem kurtulamayabilirim.” diyerek sağlık durumunun ciddiyetini mahkeme heyetine aktardı ve tahliyesini istedi. Ancak bu talep kabul edilmedi.
Eşine yazdığı mektuplarda ise yaşadığı en büyük acının, yıllarca hizmet ettiği ülkesinde “vatan hainliği” ile suçlanmak olduğunu ifade etti. Ailesine duyduğu özlemi ve yaşadığı hukuki sürecin kendisinde oluşturduğu derin üzüntüyü satırlarına yansıttı.
Hayatını Nasıl Kaybetti?
30 Temmuz 2022 tarihinde Silivri Cezaevi’nde geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybetti. Daha önce geçirdiği kalp rahatsızlıkları nedeniyle tedavi görmesine rağmen cezaevinde tutulmaya devam edilmişti. Vefatı, ailesi ve onu tanıyanlar arasında büyük üzüntüye neden oldu.
Ölümünden yaklaşık yedi ay sonra, yargılamasına ilişkin dosyada tahliye kararı verilmesi ise kamuoyunda dikkat çeken gelişmelerden biri oldu.
Ardında Kalanlar
Şükrü Tuğrul Özşengül, geride eşini, çocuklarını ve kendisini seven yakınlarını bıraktı. Ailesi, uzun yıllar süren cezaevi sürecinin ardından bu kez eş ve baba acısıyla yüzleşmek zorunda kaldı.
Onu tanıyanlar; öğrencilerine değer veren bir akademisyen, mesleğine bağlı bir eğitimci ve ailesine düşkün bir insan olarak hatırlamaktadır.
Biten Hayatlar
Şükrü Tuğrul Özşengül’ün hikâyesi, yıllarını kamu hizmetine vermiş bir akademisyenin, ağır sağlık sorunlarıyla mücadele ederken cezaevinde geçen son yıllarının hikâyesidir.
Geride, özlemle anacak bir aile, yetiştirdiği öğrenciler ve tamamlanamayan hayaller bıraktı.
Biten Hayatlar serisinde Şükrü Tuğrul Özşengül’ün adı; sağlık sorunlarına rağmen yaşam mücadelesini sürdüren, ailesinden uzun yıllar ayrı kalan ve cezaevinde hayatını kaybeden bir akademisyen olarak hatırlanmaya devam edecektir.














post hakkında tartışma