Zeliha Sungur, Adıyaman Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde görev yapan genç bir hemşireydi. Hayatını insanlara yardım etmeye adamış olan Sungur’un yaşamı, 15 Temmuz 2016 sonrasında ailesinin yaşadığı soruşturma süreciyle derinden sarsıldı. Eşi Ömer Sungur’un tutuklanması, onun hem sağlık durumunu hem de yaşamını geri dönülmez şekilde etkiledi.
Hizmet Hareketine Yönelik Süreçte Yaşadığı Haksızlık ve Zorluklar
Zeliha Sungur’un eşi Ömer Sungur, Hizmet hareketine yönelik operasyonlar kapsamında gözaltına alındı ve tutuklandı. Kaynaklarda, savcılık tarafından “itirafçı” olmaya zorlandığı ve tanımadığı kişiler hakkında ifade vermesi için baskı gördüğü belirtilmektedir.
Eşinin tutuklanmasının ardından Zeliha Sungur’un sağlık durumu ciddi şekilde kötüleşti. Lupus hastası olan Sungur’un, yaşadığı yoğun stres ve üzüntü nedeniyle hastalığının ağırlaştığı ifade edildi. Tedavi süreci devam ederken psikolojik yıpranmanın sağlık sorunlarını daha da artırdığı aktarıldı.
Vefatından yaklaşık bir ay önce sosyal medya hesabında Muhsin Yazıcıoğlu’na ait şu sözü paylaşmıştı:
“Zulüm Azrail olsa da hep Hakk’ı tutacağım. Mukaddes davalarda ölüm bile güzeldir.”
Ailesi
Zeliha Sungur, evliydi. Eşi Ömer Sungur’un tutuklu bulunması nedeniyle aile uzun süre ayrı kaldı. Genç yaşta ağır bir hastalıkla mücadele ederken aynı zamanda eşinden uzak yaşamak zorunda kalması, hayatındaki en büyük zorluklardan biri oldu.
Ailesi, bir yandan sağlık sorunlarıyla mücadele eden Zeliha Sungur için umut olmaya çalışırken, diğer yandan devam eden hukuki süreçlerin yükünü taşımak zorunda kaldı.
Vefat Süreci
Durumu ağırlaşan Zeliha Sungur, Adıyaman’da yoğun bakıma alındı. Lupus hastalığının ilerlemesi ve yaşadığı ağır psikolojik sürecin etkileri nedeniyle sağlık durumu giderek kötüleşti. Yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.
Zeliha Sungur, 19 Mart 2017 tarihinde, henüz 32 yaşındayken hayatını kaybetti. Cenazesi 20 Mart 2017’de Adıyaman’da toprağa verildi.
Kaynaklarda, savcılığın tutuklu bulunan eşi Ömer Sungur’un cenazeye katılmasına izin vermediği de belirtilmektedir.
Ardında Kalanlar
Zeliha Sungur’un hikâyesi;
- Ağır hastalıkla mücadele eden genç bir sağlık çalışanının,
- Eşinden ayrı bırakılmasının,
- Uzun süren baskı ve üzüntünün gölgesinde yaşadığı hayat mücadelesinin hikâyesi olarak hafızalarda yer aldı.
Geride; yarım kalan bir hayat, acılı bir eş ve derin bir sessizlik kaldı.















post hakkında tartışma