Recep Koçak, Çorum’da tanınan, sevilen bir yüz ve toplumda saygı gören bir insandı. Hayatını çalışarak, ailesine ve çevresine faydalı birey olarak sürdürürken, 15 Temmuz sonrası yürürlüğe konulan Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK) ile birlikte kaderi ağır bir mağduriyet sürecine dönüştü.
Koçak, kamu tarafından “örgüt üyeliği” iddiasıyla yargılandı ve toplam 6 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırıldı. Verilen cezanın onaylanması sonrası, Sincan Cezaevi’ne konuldu. Oysa o, hayatı boyunca hukuka, toplumsal barışa ve insanlara hizmet etmeyi ilke edinmiş bir insandı; ailesi ve çevresi onun bu suçlamaların hiçbirine değmeyeceğini her fırsatta dile getirdi.
Cezaevi süreci Koçak üzerinde ağır bir baskı yarattı. Hem yaşadığı psikolojik yük hem de cezaevindeki fiziksel koşullar sağlığını zedeledi. Zaten geçmişte kalp sorunları yaşayan Koçak’ın kalbindeki rahatsızlıklar bu süreçte daha da belirginleşti. Bir süre sonra ciddi sağlık problemleri nedeniyle cezaevinden hastaneye kaldırıldı.
Yoğun bakımda sürdürülen yaşam mücadelesi ne yazık ki sonuçsuz kaldı. Recep Koçak, hastaneye kaldırıldıktan bir süre sonra hayata veda etti. Onun ölümü, yalnızca bir insanın fiziksel yorgunluğunun sonucu değil; hukuksuz ihraçların, adil yargı süreçlerinin gecikmesinin ve cezaevindeki ihmallerin ağır bir sonucuydu.
Ailesi ve Geride Kalanlar
Koçak, geride çok sevdiği bir aile, dostları ve onunla çalışan insanlar bıraktı. Arkadaşları ve akrabaları, onun sadece bir “KHK’lı” olmadığını; Çorum’un sevilen, yardımsever, vicdanlı ve toplumda saygı gören bir sima olduğunu her fırsatta dile getirdiler. Onun yokluğu, geride bıraktığı alanlarda derin bir boşluk yarattı.
Mesleki ve Toplumsal Mağduriyeti
Recep Koçak’ın yaşadıkları, KHK süreçlerinin yalnızca bir meslekten ihraç olma meselesi olmadığını, aynı zamanda insan haklarının, adaletin, sağlık hakkının ve yaşam hakkının nasıl ağır bir baskı altında kaldığını gösteren somut bir örnektir. Bir bireyin hak ettiği adalet sürecinden mahrum bırakılması, bazen geri dönüşü olmayan sonuçlarla karşılaşılmasına neden olabiliyor.
Onun hikâyesi, hukukun gecikmesinin insan hayatında yaratabileceği ağır bedelleri gözler önüne seriyor.
Bu gönderiyi Instagram’da gör
Allah rahmet eylesin. Mekânı cennet olsun.
Geride kalan ailesine, dostlarına ve sevenlerine sabrın en güzeli nasip olsun.
Bir hesap daha ahirete kaldı.














post hakkında tartışma