Rakip Erkan, uzun yıllar devlet hizmetinde bulunmuş, görevini fedakârca yerine getirmiş bir kamu görevlisiydi. Ancak 15 Temmuz sonrası yayımlanan Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK) ile birlikte Erkan’ın hayatı derinden değişti. Bir gecede mesleğinden ihraç edildi; maaş, sosyal güvence ve çalışma hakkı elinden alındı. Bu hukuki süreç, yalnızca bir meslek kaybı değil, aynı zamanda ekonomik, psikolojik ve sosyal hayatta derin bir yıkımın başlangıcı oldu.
İhraç sonrası yaşadığı baskı ve gelecek kaygısı, Erkan’ın sağlık durumunu da etkilemeye başladı. Bir süre sonra kanser teşhisi konuldu; bu süreç onun hem fiziksel hem de ruhsal olarak ağır bedellerle sınanmasına neden oldu. Kanserin ilerlemesiyle birlikte tedavi süreçleri büyük önem kazandı; ancak sosyal güvenceden mahrum bırakılmış olması, tedaviye erişimde ciddi engeller yarattı. Ailesi, tedavi süresince yaşanan zorlukları defalarca dile getirdi; ilaçlara ve gerekli tıbbi müdahalelere ulaşmanın güçleştiğini belirtti.
Tedavisi boyunca, hem ekonomik hem de psikolojik anlamda izolasyon yaşayan Erkan, ailesiyle birlikte büyük bir mücadele verdi. Ailesi, çevresi ve dönemin milletvekilleri bu süreçte sık sık kamuoyu oluşturmaya çalıştı; Erkan’ın durumunun acil bir şekilde infaz erteleme ya da sağlık hakkı kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini dile getirdiler. Ancak gerekli adımlar gecikmeye devam etti. Bu gecikmenin, Erkan’ın hastalık sürecini ağırlaştırdığı sosyal çevresi tarafından defalarca vurgulandı.
Rakip Erkan’ın sağlık durumu giderek kötüleşti ve 18 Aralık 2025 tarihinde hayatını kaybetti. Ölümü, yalnızca kanser hastalığının doğal seyrinin bir sonucu değil; KHK uygulamalarının, sağlık haklarına erişimi engelleyen sistematik ihlallerin ve hukuki belirsizliklerin ağır yükünün bir çıktısı olarak görüldü. Erkan’ın ölümü, hukukun gecikmesinin insan yaşamına nasıl mal olduğunu bir kez daha ortaya koydu.
Ailesi, Mağduriyeti ve Ardında Kalanlar
Rakip Erkan, geride ailesini ve sevenleri bıraktı. Ailesi, sürecin her aşamasında hem tedavi hem de hukuki anlamda büyük bir yalnızlık yaşadı. Erkan’ın ihraç sonrası yaşadığı ekonomik sorunlar, sağlık masraflarını karşılamada da önemli zorluklara yol açtı. Bu süreç, sadece Erkan’ı değil; ailesini de derinden sarstı ve onlar için yaşam boyu unutulmayacak travmalara sebep oldu.
Rakip Erkan’ın hayatı ve ölümü, KHK uygulamalarının sadece meslek kaybıyla sınırlı kalmadığını; bir insanın yaşam hakkına, sağlık hakkına ve en temel insanî haklara erişimine kadar uzanan derin mağduriyetler yarattığını gösteren en acı örneklerden biridir. Bir hizmet emekçisinin hikâyesi, hukuki süreçlerin ve insan hakları ihlallerinin bedelini tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor.
Kanser tedavisi gören KHK’lı astsubay Rakip Erkan (30), Kocaeli’nde hayatını kaybetti.
İhraçtan sonra akciğer kanserine yakalanan Erkan’ın cenazesi bugün öğle vaktinde Dilovası Hiranur Camiinden kaldırılacak.
KHK’lar öldürüyor. Gençleri, küçücük çocukları dert sahibi yaptılar. pic.twitter.com/iDdd3noakX
— Sevinç Özarslan (@sevincozarslan) January 18, 2024
Allah rahmet eylesin. Mekânı cennet olsun.
Geride kalan ailesine, dostlarına ve sevenlerine sabrın en güzeli nasip olsun.
Bir hesap daha ahirete kaldı.














post hakkında tartışma