Necip Bulut, uzun yıllar polis memuru olarak görev yapmış bir güvenlik görevlisiydi. Mesleğini, ülke güvenliği ve kamu düzeni için fedakârca icra eden Bulut, 15 Temmuz sonrası yürürlüğe konulan Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK) kapsamında hedef alındı. Bu süreçte, hukuki sürecin adil işletilmediği pek çok KHK mağduru gibi o da mesleğinden ihraç edildi ve toplum tarafından dışlanma tehdidiyle karşı karşıya bırakıldı. 22 yıllık hizmetinden sonra geldiği bu nokta, hem kendisi hem ailesi için derin bir travmaya dönüştü.
Haksız yere görevinden uzaklaştırılmasının ardından, Necip Bulut’un yaşamı bir dizi olumsuz etkiyle sarsıldı. Finansal güvencesi kesildi; toplum içinde ayrımcılık ve damgalama ile yüzleşmek zorunda kaldı. Ailesiyle birlikte gündelik yaşamın zorluklarıyla boğuşurken, hukuki belirsizlik ve psikolojik baskı Bulut’un üzerinde yoğun bir stres yarattı. KHK’lı olmasının yarattığı mağduriyet, yalnızca iş kaybı ile sınırlı kalmadı; sağlık, sosyalleşme ve ekonomik gelecek alanlarını da doğrudan etkiledi.
Cezaevinde kaldığı süre boyunca Bulut’un sağlığı giderek kötüleşti. Cezaevindeki koşullar ve yetersiz tedavi imkânları, onun sağlık sorunlarını derinleştirdi. Uzun süredir devam eden tedavi süreçleri sıkıntılı, ilaç ve gerekli müdahaleler zamanında yapılmayacak şekilde ilerledi. Bu süreçte ailesi, defalarca tedavi taleplerini iletti ancak gerekli adımlar gecikti veya yeterince uygulanamadı.
Cezaevinde kan kusan Bulut, nakledildiği İzmir’de 14 saat süren bir ameliyat geçirdi. Bulut’a protez kalp kapakçığı ve protez aort damarı takıldı.
KHK’lı emniyet müdürü, ameliyat esnasında ayağından, bir aylık yoğun bakım sürecinde elinden yatağa kelepçelendi.
İzmir Katip Çelebi Hastanesi Sağlık Kurulu, tekerlekli sandalye ile kurulun önüne çıkan Bulut için ‘Cezaevinde kalabilir’ raporu verdi.
Oğlunun anlatımına göre, babasının vefatı sırasında yaşananlar aile için ayrı bir travma olarak yaşandı. Aile, Bulut’un sağlık durumuna rağmen gereken tıbbi müdahalelerin yapılmayışını ve tedavi sürecinin aksamasını sık sık dile getirdi. Bu ihmaller zinciri, onun bedenini daha da zayıflattı ve hastalıkla mücadelesini güçleştirdi. Sonunda, 17 Ocak akşamı saat 20.00 civarında hastaneye gitmek üzere yola çıkan Necip Bulut, yolda giderken kalp krizi geçirdi ve cezaevi aracının içinde hayatını kaybetti.
En küçüğü 6 yaşında olmak üzere toplam 3 çocuğu bulunan Necip Bulut’un cenazesi İzmir Kemalpaşa’da defnedildi.
Necip Bulut’un ölümü, yalnızca bir hastalığın ilerlemesi değildir; sistematik ihmallerin, hukuki belirsizliklerin ve mağduriyetin bedelidir. 22 yıllık polislik mesleği ve hizmet geçmişi, ne yazık ki yaşadığı haksız süreçler sonucu gölgede kaldı. Bu kayıp, onun şahsında aynı kaderi paylaşan binlerce KHK mağdurunun ortak çığlığına dönüştü.
Geride, acılı bir aile kaldı. Bir baba, bir eş, bir dost ve yıllarca toplum hizmeti vermiş bir güvenlik mensubu olarak Necip Bulut’un adı, unutulmayı hak etmeyecek bir hikâye olarak kalacak.
KHK’lı Emniyet Müdürü Necip Bulut, Ödemiş Cezaevi’nde geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybetti.
15 Temmuz öncesi Erzurum’da görev yapan Necip Bulut, 29 Ekim 2016 tarihinde yayınlanan KHK ile kamudaki görevinden ihraç edilmişti.https://t.co/qAtMNh1kHR pic.twitter.com/CVtav9w0oG
— Özgür Medya (@Ozgurmedya_tr) January 18, 2023
Allah rahmet eylesin. Mekânı cennet olsun.
Geride kalan ailesine, dostlarına ve sevenlerine sabrın en güzeli nasip olsun.
Bir hesap daha ahirete kaldı.














post hakkında tartışma