Mesut Güngör, uzun yıllar hakimlik yapmış ve 2011 yılında Danıştay üyeliğine seçilmiş yüksek yargı mensubudur. Meslek hayatı boyunca iki farklı tarihi dönemde kritik süreçler yaşamıştır:
-
28 Şubat Dönemi: Edirne’de görev yaptığı sırada, Trakya Üniversitesi’nden atılmak istenen başörtülü üç öğrenci lehine karar veren ilk hakimlerden biri olmuştur. Bu kararı nedeniyle o dönem soruşturma geçirmiş ve disipline sevk edilmiştir. Kendisine verilen kademe ilerlemesinin durdurulması cezası, daha sonra kamuoyunda “Rahşan Affı” olarak bilinen yasa ile iptal edilmiştir.
-
15 Temmuz Sonrası: 15 Temmuz 2016 darbe girişiminin ertesi günü (16 Temmuz), Danıştay Genel Kurul toplantısına katılmak üzere gittiği Danıştay binasında, televizyonlardan canlı yayınlanan bir polis baskınıyla gözaltına alınmıştır.
Yaşadığı Zorluklar ve Hukuki Süreç
15 Temmuz sonrasında Gülen cemaatine üye olduğu iddiasıyla terör örgütü üyeliğiyle suçlanmış ve KHK ile meslekten ihraç edilmiştir. Toplamda 18 ay cezaevinde (5 ay Sincan Cezaevi, 13 ay Kırıkkale Keskin Cezaevi) kaldıktan sonra 28 Ağustos 2018’de tutuksuz yargılanmak üzere tahliye edilmiştir.
Mahkeme aşamasında, kendisi hakkındaki iddiaları reddederek darbe girişimini akşam evinde televizyondan öğrendiğini belirtmiştir. Yargılama sonucunda 7 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırılmış ve vefat ettiği sırada dosyası Yargıtay’da temyiz aşamasında bulunmaktaydı.

Vefatı ve Ailesi
İki çocuk babası olan Mesut Güngör, Ankara’daki evinde oğluyla birlikteyken kalbinin ağrıdığını belirtmesi üzerine hastaneye kaldırılmış, ancak geçirdiği kalp krizi nedeniyle hayatını kaybetmiştir. Cenazesi memleketi Kahramanmaraş Göksun’da defnedilmiştir.
Yeğeni KHK’lı Emin Güngör, amcasının meslek hayatı boyunca en zor ve kritik dönemlerde cesur kararlar verdiğini belirterek kendisini bir “adalet herkülü” olarak nitelendirmiştir.














post hakkında tartışma