Hüseyin Sümer, uzun yıllardır gazetecilik yapan, toplumsal meselelere empatiyle yaklaşan biriydi. Hizmet Hareketi’yle ilişkilendirilerek KHK süreçlerinde ağır mağduriyet yaşayan isimlerden biri oldu. Gazetecilik kimliğini asla bırakmadı; basın özgürlüğü, insan hakkı ve adaletin savunucusu olarak çalışmalarına devam etti.
İhraç, baskı ve soruşturmalar Sümer’i yalnızca mesleki anlamda değil ruhsal olarak da zorladı. Ancak o, kaleminden vazgeçmedi. Mücadele ruhu, hastalık zamanlarında bile sönmedi. KHK ile bağlantılı ihraç mağdurları ve gazeteciler için bir sembol oldu.
Sümer, 22 Kasım 2022’de kanser hastalığına yenik düştü. Ölümü, KHK mağduru gazetecilerin yalnız mesleklerini değil aynı zamanda sağlıklarını da nasıl yitirdiğini gözler önüne serdi. Yakın çevresi, “güzel bir insanın ardından mekânı cennet olsun” diyerek onun yaşamına ve vicdanlı duruşuna vefa gösterdi.
Onun hikâyesi, basın özgürlüğü ve insan haklarının cezaevi duvarları arasında nasıl zedelenebileceğini anlatan bir çığlıktır. Hüseyin Sümer, adıyla kalplerde yaşamaya devam etmeli; unutulmamalı.

Allah rahmet eylesin. Mekânı cennet olsun.
Geride kalan ailesine, dostlarına sabrın en güzelini dileriz.














post hakkında tartışma