Cengiz Kayhan (41), Türkiye’de uzun yıllar polis memuru olarak görev yapmış, emniyet teşkilatında hizmet etmiş bir güvenlik görevlisiydi. 15 Temmuz sonrasında yürürlüğe konulan Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK) kapsamında, görevinden ihraç edildi ve mesleki kimliği elinden alındı. Kayhan, bu hukuki süreçten sonra yalnızca mesleğini değil, toplumsal güvence ve statüsünü de kaybetti; bu durum onun hayatında derin bir mağduriyete yol açtı.
KHK uygulanması sonrası Kayhan, toplum içinde yerini yeniden kurmak zorunda kaldı. Polislilk mesleğinden uzaklaştırılmasıyla kaynaklanan işsizlik nedeniyle yaşamını sürdürmek için farklı alanlara yöneldi; bu kapsamda mobilyacılık gibi tanımadığı işler yapmak zorunda kaldığı sosyal medya paylaşımlarında belirtildi. İşsiz kalmanın ekonomik baskısı, psikolojik yükü ve toplumdan dışlanma hissi Kayhan ve ailesi üzerinde ağır bir etki bıraktı.
Kayhan’ın hukuki mağduriyeti sadece meslek kaybıyla sınırlı kalmadı; sürgün gibi bir süreçten geçmek zorunda kaldığı, aile bağlarının sarsıldığı ve eş-çocuk gibi yakınlarının da bu belirsiz süreçten etkilendiği görüldü. Kayhan ailesinin geçimini sürdürme mücadelesi, hukuki belirsizlik ve ekonomik baskı altında daha da zorlaştı.
İki kız babası olan Cengiz Kayhan, geçirdiği kalp krizi sonucu İstanbul’da vefat etti. Cenazesi Trabzon Vakfıkebir’de defnedildi.
KHK’lı polis Cengiz Kayhan (41) geçirdiği kalp krizi sonucu dün İstanbul’da vefat etti.
İhraçtan sonra mobilyacılık yapmak zorunda kalan Kayhan, hep ‘işime döneceğim’ ümidiyle yaşadı.
2 kız babasıydı. Cenazesi bugün Trabzon Vakfıkebir’de defnedildi.
Mekanı cennet olsun. pic.twitter.com/PoCNjvd3Gf
— Sevinç Özarslan (@sevincozarslan) February 5, 2023
Kayhan’ın yaşamı, KHK ile yaşanan hukuki süreçlerin insanların yalnızca kariyerlerini değil, ailelerinin ve geleceklerinin de ne kadar derinden etkileyebileceğini göstermektedir. Görevinin ihraç edilmesi, uzun sosyal ve ekonomik baskının ortaya çıkmasına; aile hayatında zorlanmalara ve psikolojik yıpranmaya neden oldu.
Cengiz Kayhan’ın hikâyesi, hukuki ve toplumsal adalet arayışının ne kadar önemli olduğunu ortaya koyar. Bir devlet görevlisinin, görevinden ihraç edilmesinin ardından yaşadığı mağduriyet, sadece bir iş kaybı değildir — hayatın tüm kıymetli yönlerinde sürdürülen uzun bir mücadeledir.
Allah rahmet eylesin. Mekânı cennet olsun.
Geride kalan ailesine, dostlarına ve sevenlerine sabrın en güzeli nasip olsun.
Bir hesap daha ahirete kaldı.














post hakkında tartışma