Bahadır Odabaşı, eğitim çağında bir gençti; hayata umutla bakması gereken bir yaşta ağır bir kaderle yüzleşmek zorunda bırakıldı. Babası Nurettin Odabaşı, Türkçe öğretmeni olarak görev yaparken 15 Temmuz sonrası çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK) ile mesleğinden ihraç edildi ve “örgüt üyeliği” iddiasıyla dört yıldır tutuklu yargılandı. Bu süreç, Bahadır ve ailesi üzerinde derin psikolojik ve sosyal etkiler bıraktı.
İhraç sonrası ailenin ekonomik ve sosyal güvenliği sarsıldı; çevresel damgalama ve toplumun dışlaması, Bahadır’ın çocukluk yıllarını çok erken yaşta travmaya dönüştürdü. Arkadaşlarının ve öğretmenlerinin zamanla kendisinden uzaklaşması, “anne-babasızlık” hissini güçlendirdi; bu yaşta hissetmesi gereken güven duygusu, gitgide kayboldu. Bahadır’ın aile içi ilişkilerinde babasının yokluğu ve bu yokluğun yarattığı yalnızlık travmatik boyutlara ulaştı.
13 Ocak 2022 gecesi Diyarbakır’da ailesinin yaşadığı sitenin 10. katından atlayarak intihar etti. ‘Bunalmışlık ve çaresizlik’ içinde olduğu ifade edilen genç, yaşadığı psikolojik sıkıntılar nedeniyle hayata tutunamadı. Muhalefet ve insan hakları çevreleri, Bahadır’ın intiharını KHK uygulamalarının sonucunda oluşan “sosyal ölüme terk etme” olarak nitelendirdi.
Bahadır’ın cenazesi Ordu’da defnedildi. Cenaze törenine, Elazığ Cezaevi’nde tutuklu bulunan babası elleri kelepçeli şekilde jandarma eşliğinde getirildi; bu görüntüler kamuoyunda büyük tepki yarattı. Üniversite eğitimi, oyunları, müzik yeteneği ve henüz keşfetme aşamasında kalmış hayalleri vardı; bütün bunlar yarım kaldı.
Siyasi ve hukuk çevreleri, bu trajediyi KHK mağdurlarının ailelerine ve özellikle çocuklarına yaşatılan ağır psikolojik bedelin simgesi olarak değerlendirdi. DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Bahadır’ın intiharı üzerine “KHK ile mağdur edilmiş bir ailenin çocuğu hayata tutunmaya çalışırken umutsuzluğa yenildi” dedi; CHP İnsan Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gülizar Biçer Karaca, “KHK ile insanlar sivil ölüme terk edildi” ifadelerini kullandı.
Bahadır’ın hikâyesi, hukuken yetişkin olmayan bir çocuğun sadece kendi yaşamına değil, ailesinin yaşadığı hukuki süreçlerin yarattığı derin psikolojik travmaya maruz bırakıldığı bir trajedidir. Bu olay, toplumun vicdani ve hukuki sorumluluğunu yeniden düşünmesini zorunlu kılıyor.
Bahadır Odabaşı.
16 yaşındaydı.
Babası öğretmendi ama AKP iktidarının hiçbir yargı hükmü tanımadan hukuksuzca çıkardığı KHK’larla mesleğinden atıldı. Yetmedi hapishaneye konuldu.
Bahadır, psikolojik sıkıntılarından ötürü dün intihar ederek hayatını kaybetti. pic.twitter.com/XGFvukUzSh
— Salih Gergerlioğlu (@msalihgr07) January 15, 2022
Allah rahmet eylesin. Mekânı cennet olsun.
Geride kalan annesi, babası ve kardeşlerine sabrın en güzeli nasip olsun.
Bir hesap daha ahirete kaldı.














post hakkında tartışma