Abdullah Tırpan, 73 yaşında, 26 Ekim 2026’da İstanbul’da tedavi gördüğü Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi’nde hayatını kaybetti. Metris R Tipi Cezaevi’nde tutulan Tırpan, ağır sağlık sorunları nedeniyle hastaneye kaldırılmış, sol bacağı diz altından kesilmiş ve sağlık durumunun kötüleşmesi üzerine yoğun bakıma alınarak solunum cihazına bağlanmıştı.
Abdullah Tırpan amca VEFAT ETTİ.
Çok üzgünüm. Makamı Firdevs olsun. Çok çektirdiler. Rabbim hesabını sorsun hepsinden. https://t.co/Fh7XZ0M4Wf
— Sevinç Özarslan (@sevincozarslan) October 26, 2026
Tekirdağ’da 55 yıllık esnaf hayatı
18 Nisan 1953 doğumlu Abdullah Tırpan, uzun yıllar Tekirdağ’da ailesiyle birlikte ticaret yaptı. Köfte ve sucuk üretimi gerçekleştirdiği bir imalathanesi ve satış yerleri bulunan Tırpan, kasap dükkânı da işletti. Mahkemede 2018 yılında yaptığı savunmada, ticaret hayatı boyunca zaman zaman vergi rekortmenleri listesinde ilk on sırada yer aldığını ve herhangi bir sabıkasının bulunmadığını söyledi. Beş çocuk babasıydı.
15 Temmuz sonrasında yargılandı
Abdullah Tırpan, 15 Temmuz 2016’daki darbe girişiminin ardından yürütülen soruşturmalar kapsamında 16 Ağustos 2016’da gözaltına alındı ve tutuklandı. Yaklaşık 19 ay tutuklu kaldıktan sonra yargılandı. Tekirdağ 3. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 7 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı. Haberlerde mahkûmiyet gerekçeleri arasında Bank Asya’da hesabının bulunması, gazete ve dergi abonelikleri, çocuklarını daha sonra kapatılan okullara göndermesi, bağış yapması ve özel bir okul şirketinde hissedar olması gibi unsurlar yer aldı. Tırpan, mahkemede yaptığı savunmada suçlamaları kabul etmediğini, banka hesabını ve aboneliklerini yasal oldukları dönemde edindiğini belirtti.
Yargıtay’ın mahkûmiyet kararını onamasının ardından Tırpan, 26 Şubat 2025’te cezasının infazı için yeniden cezaevine alındı. Önce Tekirdağ’daki cezaevinde kalan Tırpan, sağlık durumuyla ilgili değerlendirmelerin ardından İstanbul’daki Metris R Tipi Cezaevi’ne sevk edildi.
Ağırlaşan sağlık sorunları
Abdullah Tırpan’ın ileri derecede diyabet, yüksek tansiyon, sinir hasarı ve damar rahatsızlıkları bulunuyordu. El ve ayaklarında his kaybı yaşadığı, ayaklarında iyileşmeyen yaralar oluştuğu ve günlük ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığı ailesi tarafından açıklanmıştı. Uzun süredir tekerlekli sandalye kullanıyordu.
Şubat 2026’da konuşma güçlüğü yaşaması üzerine beyin MR’ı istendi. Yaklaşık dört ay sonra yapılan incelemede beyin damarlarında ciddi daralma ve felç riski bulunduğu bildirildi. Temmuz ayında ayaklarındaki yaralar nedeniyle hastaneye kaldırılarak ameliyat edildi. Sağlık sorunları devam ederken ailesi, cezaevi koşullarında tedavisinin yeterli şekilde sürdürülemeyeceğini belirterek infazının ertelenmesini talep etti.
Adli Tıp Kurumu, 17 Aralık 2025 tarihli olduğu bildirilen değerlendirmesinde, ağır sağlık sorunlarına rağmen Tırpan’ın R tipi cezaevinde kalabileceği yönünde görüş bildirdi. Bu değerlendirmeye rağmen ailesi ve insan hakları savunucuları, sağlık durumunun cezaevinde kalmaya elverişli olmadığını belirterek tahliye ve infaz erteleme çağrılarını sürdürdü.
Bacağı kesildi, yoğun bakıma alındı
20 Ekim 2026’da sağlık durumu ağırlaşan Tırpan, Metris R Tipi Cezaevi’nden Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi’ne kaldırıldı. Doktorlar, sol bacağındaki kangren nedeniyle ameliyat kararı aldı ve ailesinden onay alındı. 22 Ekim gecesi sol bacağı diz altından kesildi. Enfeksiyonun yukarıya doğru yayılması üzerine ikinci bir ameliyat ihtimali gündeme geldi.
25 Ekim’de yoğun bakıma alınarak entübe edildi. Kızı Esra Yakut Tırpan, babasının yoğun bakımda olduğunu aile olarak e-Nabız sistemi üzerinden öğrendiklerini ve kendilerine yeterli bilgi verilmediğini aktardı. Babasının kalbinin durduğunu ve ilaç desteğiyle yeniden çalıştırıldığını da kamuoyuyla paylaştı. Aile, ağır sağlık durumuna rağmen infaz ertelemesi yapılmamasına tepki göstererek yetkililere çağrıda bulundu.
DEM Parti Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu da Tırpan’ın sağlık durumunu takip ederek tahliye edilmesi gerektiğini dile getirdi ve ilgili kurumlara yönelik girişimlerde bulunacağını açıkladı. Eski milletvekili Mustafa Yeneroğlu ise 8 Ekim 2026’da Serbestiyet’te yayımlanan yazısında Tırpan’ı cezaevinde ziyaret ettiğini, tekerlekli sandalyeyle görüşe getirildiğini ve sağlık durumunun ağırlaştığını yazmıştı.
Ailenin ve hak savunucularının infaz ertelemesi çağrıları sürerken Abdullah Tırpan, 26 Ekim 2026’da hastanede hayatını kaybetti. Ölümünden önce yayımlanan hastane raporunda genel durumunun kötü olduğu, solunum cihazına bağlı bulunduğu ve hayati tehlikesinin devam ettiği belirtilmişti.
El Yazısıyla Yazdığı Son Not

Bu not, Abdullah Tırpan amcanın hastanedeki eşyaları arasından çıktı. Kendi el yazısıyla Said Nursi’nin Tarihçe-i Hayat kitabından notlar yazmış.
“Bu ihtiyarlığımın en sıkıntılı bir senesini, gençliğimin en ferahlı on senesine değiştirmem. Hususan hapiste farz namazını kılan ve tevbe edenin her bir saati on saat ibadet hükmüne geçmesiyle ve hastalıkta, mazlumiyette dahi her bir fani gün, sevap cihetinde on gün, bir bâki ömrü kazandırmasıyla benim gibi kabir kapısında nöbetini bekleyen bir adama ne kadar medar-ı şükrandır. Hadsiz şükür Rabbime dedim. İhtiyarlığıma sevindim ve hapsime razı oldum. (Said Nursi, Tarihçe-i Hayat kitabından)














post hakkında tartışma