Abdülhafız bey 38 yıllık bir memur iken 29 Ekim 2016 KHK’sıyla işinden ihraç edildi. Diyarbakır Selahaddin’i Eyyübi devlet hastanesinde uzun yıllar hizmetli olarak çalıştı. Konjenital bronşektazi hastalığı (doğuştan akciğer bronş kalıcı hasarı) her iki akciğerinde de olan bir hastaydı aynı zamanda. Akciğerlerinin sadece iki lobu çalışan bir kişi olarak direncini düşürmemesi gereken ağır olmayan işlerde çalıştırılıyordu. Yılların çalışanı olarak babacan, sevecen yönü nedeniyle başhekimlik danışma memuru olarak görevlendirilmiş, sağlık hizmetlerinden şikâyetçi olarak hışımla gelen kişileri ikna eden yönüyle dikkat çekiyordu Oğlu “Babam öylesine işine bağlı biriydi ki onun gibi başka memur görmedim, işine aşıktı, büyük bir keyifle, severek yapardı işini. Her sabah erkenden kalkar, traşını olur işine giderdi, onu hayata bağlayandı işi.” diyor.
Ne olduysa 29 Ekim günü olmuş, oğlu üzüntüyle o meş’um günü anlatıyor. İl dışında çalışırken o gece kendisini arayan babası acı acı gülerek ihraç edildiğini haber vermiş. “Babam gülüyordu ama içi kan ağlıyormuş, o gün onun için büyük bir yıkım olmuş, hiç beklemediği bir kararmış çünkü” diyor oğlu Erkan bey. “Onun için herşeyin başında işinden ayrılmak çok kötüydü, çünkü o işiyle hayat bulan bir insandı” diyor.
İlk günler sendikal dayanışmayla geçiyor ama sonunda hak ettiği emekliliğini istemeye niyetleniyor. Ama bu süreç ona 63 yıldır karşılaşmadığı bir hastalığa mal oluyor, hipertansiyon hastası oluyordu.
Diyarbakır Selahattin Eyyubi Devlet Hastanesinde çalışırken 675 sayılı KHK ile ihraç edilen ve aynı zamanda Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası üyesi olan 63 yaşındaki Abdülhafiz Filiz, ihraç edilme gerekçesini öğrenme ve göreve geri dönme doğrultusunda verdiği hukuki mücadeleden sonuç alamadı ve kalbine yenik düşerek vefat etti. (04 Eylül 2017)















post hakkında tartışma