Ömer Alaca, Diyanet İşleri Başkanlığı’nda imam olarak görev yapan bir din görevlisiydi. Van’da imam olarak görev yaptığı dönemde çıkarılan KHK’larla görevinden ihraç edildi. Hakkında, Gülen cemaatine üyelik iddiasıyla soruşturma açıldı ve gözaltına alındı.
Alaca evli ve üç çocuk babasıydı. Ailesiyle birlikte sade bir hayat sürerken, 2016 sonrasında başlayan süreç onun ve ailesinin hayatını derinden etkiledi.
Gözaltı ve cezaevi süreci
Ömer Alaca gözaltına alındıktan sonra yaklaşık 11 gün emniyette tutulduğunu ve bu süreçte kötü muameleye maruz kaldığını anlatmıştı. Daha sonra yargılandığı davada 7 yıl hapis cezasına çarptırıldı.
Cezaevinde 502 gün tutuklu kaldı. Tahliye edildikten sonra da üç ay boyunca elektronik kelepçeyle ev hapsinde tutuldu.
Bu süreçte ailesi hem ekonomik hem de psikolojik açıdan büyük zorluklar yaşadı. İşsiz kalan Alaca, geçimini sağlayabilmek için sanayide çalışmak zorunda kaldı.
Hastalıkla başlayan zor dönem
Tutukluluk ve sonrasında yaşanan ağır hayat şartlarının ardından Ömer Alaca ciddi sağlık sorunları yaşamaya başladı. Bir süre sonra kendisine kolon (bağırsak) kanseri teşhisi konuldu.
KHK ile ihraç edildiği için sosyal güvencesi bulunmuyordu. Bu nedenle tedavi sürecini çoğu zaman eş dost yardımlarıyla sürdürmek zorunda kaldı.
Yaşadığı süreci anlatırken şu sözleri dile getirmişti:
“Yaşım 40’ı geçti. 90 yılda yaşanacak şeyi 9 yılda yaşadım.”
İşkence ve tehdit iddiaları
Ömer Alaca, gözaltı sürecinde kötü muamele gördüğünü ve baskıya maruz kaldığını da ifade etmişti. Gözaltında fiziksel şiddet gördüğünü ve ailesi üzerinden tehdit edildiğini anlatan Alaca’nın yaşadıkları, Türkiye’de darbe girişimi sonrası yürütülen operasyonların insan hayatı üzerindeki etkilerini tartışmalı hale getiren örneklerden biri olarak gösterildi.
“SAVCI DOĞMAMIŞ ÇOCUĞUM ÜZERİNDEN BENİ TEHDİT ETTİ”
Alaca, savcılıkta da tehdit edildiğini iddia ederek, doğacak çocuğu üzerinden baskı gördüğünü dile getirmişti.
“Savcı bana ‘Çocuğun doğacakmış ama sen doğumunu göremeyeceksin, büyüdüğünü de göremeyeceksin’ dedi. Sonrasında tutuklanarak cezaevine gönderildim.”
Vefatı
Uzun süredir kanser tedavisi gören Ömer Alaca, hastalığa daha fazla direnemeyerek 44 yaşında hayatını kaybetti.
Geride üç çocuk ve zor bir hayat mücadelesi vermiş bir aile bıraktı.
Bir hayatın ardından
Ömer Alaca’nın hikâyesi, 15 Temmuz sonrasında çıkarılan KHK’ların bireysel hayatlar üzerindeki ağır sonuçlarını anlatan yüzlerce örnekten yalnızca biri.
Bir zamanlar camide insanlara dua eden bir imam olan Alaca, yıllar içinde işini, sağlığını ve sonunda hayatını kaybeden bir isme dönüştü.
Onun hikâyesi, sadece bir kişinin değil, bir dönemin geride bıraktığı kırılmış hayatların da hikâyesi olarak hafızalarda yerini aldı.














post hakkında tartışma